Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

Türkiye elektrik gücünü yitiriyor

Dünyada enerji tüketimi en yüksek 22. ülke olan Türkiye'de, artan enerji ihtiyacının nasıl karşılanacağı tartışma konusu.

25 Ocak 2012 Çarşamba 09:35
Makina Mühendisleri Odası'nın araştırmasına göre; elektrikte yapılan özelleştirmelerle Türkiye, kurulu elektrik gücünün büyük kısmını yitiriyor. Araştırmaya göre, Türkiye'de son 4 yılda elektrik fiyatları yüzde 88 oranında arttı.

TMMOB'a bağlı Makina Mühendisleri Odası, "Türkiye'nin Enerji Görünümü" başlıklı çalışmasını güncelledi. MMO Enerji Çalışma Grubu Başkanı Oğuz Türkyılmaz tarafından, MMO Enerji Teknik Birimi Görevlilerinin ve Enerji Çalışma Grubu üyelerinin ve danışmanlarının katkılarıyla hazırlanan, "Türkiye`nin Enerji Görünümü" çalışmasında Türkiye'nin artan enerji ihtiyacına ilişkin sorulara yanıt aranırken, enerji tasarrufu hakkında da bilgiler veriliyor.

Türkiye enerji tüketiminde dünyada 22. sırada

Araştırmaya göre, dünyada enerji tüketiminin kaynaklar bazında yüzde 87'si fosil yakıtlar aracılığıyla elde ediliyor. Bunlar, yüzde 33,6 ile petrol, 23,8 ile doğalgaz, 29,6 ile kömür. Geriye kalanı yüzde 13'ün yüzde 5,2'si nükleer enerjiden, yüzde 7,8'i ise hidro ve diğer yenilenebilir kaynaklardan sağlanıyor Dünya birincil enerji tüketimi 12 milyar TEP (Ton Eşdeğer Petrol) olarak belirlenirken, Türkiye 109 milyon TEP enerji tüketimi ile dünyada enerji tüketimi en yüksek 22. ülke olarak öne çıkıyor.

280 milyar dolarlık yatırım tahmini

Çalışmanın "Türkiye'nin Enerji Sektörünün Yapısını Belirleyen Temel Veriler" başlıklı bölümünde, Avrupa'nın altıncı büyük ekonomisi olmasına işaret ediliyor. Buna karşılık enerji ithal bağımlılığının yüzde 71,5 seviyelerinde iken, 1990'dan bu yana Türkiye'nin yıllık enerji talep artışı yüzde 4,6 olarak belirlendi. AB'nin aynı dönemdeki yıllık talep artış oranı yüzde 1,6 olması dikkat çekerken, 2020 yılına değin yıllık elektrik talep artış oranı yüzde 6,7 (düşük senaryo) veya yüzde 7,5 (yüksek senaryo) olacağı kaydediliyor. Çalışmanın dikkat çekici noktası ise, enerji yatırımlarında öne çıkıyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı, gelecek 15 yıldaki yatırım ihtiyacını 100 Milyar dolar olarak öngörürken, Enerji Piyasası Denetleme Kurulu, 2010-2030 dönemi için gerekli yatırım ihtiyacını 225-280 Milyar dolar olarak tahmin ediyor.

'Türkiye enerji sektörü dışa bağımlı'

Çalışmanın, "Türkiye Enerji Sektörü temel veriler" başlığında ise, enerji ihtiyacının karşılanmasında yüksek oranda dışa bağımlılık yaşandığı tespiti yapılıyor. Araştırmada, Türkiye'nin enerji tüketiminde yine fosil yakıtları kullanması öne çıkıyor. Enerji tüketiminin yüzde 26,7'si petrol, yüzde 31,9'u doğalgaz, yüzde 16,6'sının ise kömürle yaptığı belirlenirken, Türkiye'nin toplam birincil enerji tüketimi 109.266 ktep (Toplam Nihai Enerji Tüketimi ) olarak tespit edildi.

Talep artışı sürdürülebilir mi?

Araştırmada, "Yıllık yüzde 8-10 düzeyinde bir talep artışı sürdürülebilir mi? Toplam ve kişi başına elektrik tüketimi bir süre sonra düşmeye başlamayacak mıdır? Türkiye'nin her yedi-sekiz yılda bir ciddi bir ekonomik krizle karşı karşıya kaldığı (1994, 1999, 2001, 2008-2009) dikkate alındığında, talebin ve tüketimin yüksek bir hızla, neredeyse doğrusal olarak artacağını varsayan öngörüler ve talep tahminleri ne derece sağlıklıdır?" soruları yöneltilirken, "Artan elektrik ihtiyacını karşılamak için ilk yol çok sayıda yeni elektrik tesisi kurmak yerine, talebi yönetmek, enerjiyi daha verimli kullanarak sağlanan tasarrufla talep artışlarını karşılamak olamaz mı?" denildi.

EPDK ne yapar?

Enerji Piyasası Düzenleme Kurulu'na ilişkin eleştirilere yer verilen sunumda, EPDK'dan lisans alan yatırımların yüzde 6.99'unun, Temmuz 2011 itibariyle yatırımlarının gerçekleşme oranı hakkında EPDK'ya bilgi vermediği, yüzde 44.67'sinin gerçekleşme oranı ise yüzde 0-10 arasında olduğu kaydedildi. Başka bir ifadeyle lisans alan yatırımların yüzde 51.66'sı, 18,314.8 MW kapasitede projede yatırıma başlanmamış. "Doğal gazda durum daha vahim" denilen çalışmada, kurulması öngörülen yeni doğal gaz yakıtlı elektrik üretim santrallerinin gaz ihtiyaçlarının, hangi ülkeden, hangi anlaşmalarla, hangi boru hatlarıyla ve hangi yatırımlarla karşılanacağı ise merak konusu olduğunun altı çizildi.

Özelleştirmelerle kurulu elektrik gücünün büyük kısmı yitiriliyor

Çalışmanın, "Elektrik Dağıtım Özelleştirmeleri" bölümünde ise özelleştirmelerle gelen tehlikelere işaret ediliyor. Bugüne kadar toplam 52 il için elektrik dağıtım şirketlerinin özelleştirildiğini, 22 il için devir aşamasında olunduğu, buna karşılık 7 kentte ise hakkında mahkeme kararıyla iptal özelleştirme bulunduğu not edilmiş.

Araştırmada bugüne kadar elektrik dağıtım özelleştirmelerinden 5,595,25 milyon dolar gelir elde edildiği belirtilerken, özelleştirmeler hakkında şu bilgilere yer veriliyor: "20 elektrik dağıtım şirketinden 12 özelleştirilmiştir. Kalan sekiz şirketin devirleri ise, özelleştirme ihalelerinde en yüksek teklifi veren şirketlerin taahhütlerini yerine getirmemeleri sonucu, sonuçlanmamıştır. Taahhütlerini yerine getirmeyen şirketlerin teminatları nakde çevrilmiş, ikinci sıradaki firmalar da aynı sonuçla karşı karşıya kalmıştır. Şimdi üçüncü sırada teklif veren firmalara çağrı yapılmış olup, onların da taahhütlerini yerine getirmemeleri halinde, ihalelerin iptali gündemdedir." Sunumda, özelleştirmelerle ilgili şu tehlikeye dikkat çekiliyor: "Elektrik üretiminde, toplam kurulu gücün yüzde 48.32'si oranında olan, EÜAŞ'ın 24,461.18 MW olan kurulu gücünün, 13,320 MW'lik bölümünün, dört santralın tek başına, diğer bazı santrallerin ise beş ayrı grup halinde özelleştirilmesi söz konusudur. Bu kapasitenin özelleştirilmesi halinde, kamunun elinde kalacak kurulu güç, yalnızca bazı büyük HES'lerden oluşan 11,141.18 MW olacaktır."

Elektrik fiyatları 4 yılda yüzde 88 arttı

Çalışmada, elektriğe son dönemlerde üst üste gelen zamlar da güncellendi. Araştırmaya göre; konutlarda tüketicinin kullandığı elektriğe 2007 Aralık ayında 2011 Ekim ayına yüzde 88,80 oranında zam yapıldı. Elektrikteki perakende satış hizmet bedeli, iletim sistem kullanım bedeli, dağıtım bedeli, enerji fonu, TRT payı ve belediye tüketim vergisi kalemlerine de dikkat çekiliyor.

HES'ler için 693 lisans verildi

Çalışmada, Türkiye'nin 1,84 milyar tonluk taşkömürü potansiyeline karşılık kömürün elektrikteki payının sürekli düştüğü belirlendi. Yine çalışmada, HES'lere ilişkin bilgilere de yer verildi. Bugüne kadar 693 HES lisansı verildiği bunlardan sadece 143 adedinin işletmeye geçtiği belirtilirken, verilen lisansların toplam kapasitesi 18 bin 300 MW iken, işletilen HES'lerin kapasitesinin 2 bin 975 MW olduğu kaydedildi.

Temel öneriler

"Temel Öneriler" bölümünde ise, "Enerji üretiminde ağırlık; yerli, yeni ve yenilenebilir enerji kaynaklarına verilmelidir" deniliyor. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'nın ülke çıkarlarına uygun politikalar geliştirmesi ve uygulamasının sağlanmasının gerektiği vurgulanan önerilerde şunlara dikkat çekiliyor: "Tüm enerji sektörleri, petrol, doğal gaz, kömür, hidrolik, jeotermal, rüzgar, güneş, biyoyakıt vb. için Strateji Belgeleri hazırlanmalıdır. Bu amaçla, genel olarak enerji planlaması, özel olarak elektrik enerjisi ve doğal gaz, kömür, petrol vb. enerji kaynaklarının üretimi ile tüketim planlamasında tüm taraflarının görüşlerini ifade edebileceği geniş katılımlı bir 'Ulusal Enerji Platformu' oluşturulmalıdır.

ETKB bünyesinde de, bu platformla eşgüdüm içinde olacak bir 'Ulusal Enerji Strateji Merkezi' kurulmalıdır. Özelleştirmeler durdurulmalıdır. Enerji girdileri ve ürünlerindeki yüksek vergiler düşürülmelidir. Gerek birincil enerji ihtiyacının, gerekse elektrik üretiminin yurt içinden karşılanan bölümünün azami düzeyde olmasına yönelik strateji, yol haritası ve eylem planlarının uygulanmasıyla, elektrik üretiminde dışa bağımlılığın azaltılması ve doğal gazın payının yüzde 25-30, ithal kömürün payının yüzde 5-10, yerli kömürün payının yüzde 25, hidrolik enerjinin payının yüzde 25, diğer yenilenebilir enerji kaynaklarının payının ise 15-20 düzeyinde olması hedeflenmelidir." RADİKAL
Okunma: 397
Yükleniyor...

ilkler iletişim