Bu Alana Reklam Verebilirsiniz

KAR

24 Ocak 2012, 10:06
Havalar soğudukça ,televizyonların ana haber bültenlerinde ne zaman kar yağışı ile ilgili bir haber görürsem her nedense çocukluk yıllarımı geçirdiğim Tatvan’daki kış mevsimi düşünürüm.

Kışı kış,beyazı beyaz ve biz çocukları da çocuk yapardı kar.

Özellikle yarı yıl tatilinde gece uyumadan önce pencerenin kenarından perdeyi hafif aralayarak ay ışığında dışarıya bakardı. Kar yağmıyorsa üzülür ve evdeki yaşlılar ile ebeveynlere sorardım ‘’yarın kar yağacakmı’’ diye

Herkes yatağında mışıl mışıl uyurken annem sabah erkenden uyanır sobaları doldurup yakardı.Üzerine de çay ve sabah uyanan ev halkının el ve yüz yıkaması için su dolu demelik ve kaplar bırakırdı.

Sabah saflığın, temizliğin sembolü olan beyaz kar ile uyanınca o gün biz çocuklar için bayram olurdu. neşeli ve mutlu olurduk.Sobanın üstüne fokur fokur kaynayan ve mis gibi kokan çay umurum da olmazdı.

Babam sabah erkenden işe gitmişse damdaki karı mecrefeyle temizlemek benim görevimdi. Kar akşamdan yağmur ile karışık yağmışsa işim epey zordu. Mecrefenin önünde biriken karı küçük bedenimle itmeye çalışmak epey zor olsa da damı süpürmenin zevki başkaydı.

Damdan atlamak biz çocukların başka bir eğlencesiydi.Tek katlı evlerden atlamak zor değildi.Ancak iki katlı damlardan atlamak cesaret isterdi.

Oyun oynarken Lapa lapa kar yağardı fakat küçük bedenim üşümezdi. Gislavet bazende içi astarlı Trabzon lastiği ayakkabılarımın içi su doluncaya kadar oynardım.

Ayaklarımın üşüdüğünü komşunun tandırına ayaklarımı sarkıttığımda veya evde mangalın üstüne tutarken yün çoraplarımdan çıkan iğrenç koku ve buhardan anlardım.

Kar içinde azla oynamak ve kıyafetlerimi ıslatmanın karşılığında her seferinde annemden hatırı sayılır bir dayak yerdim.

Özellikle kar yağışı ve tipinin olduğu havalarda serçe avlamak biz çocuklar için en büyük keyiftti.Evin avlusuna un elemek için kullanılan eleği onlar için tuzak yapardık.

Yerlere buğday atar eleği yarım duracak şekilde kaldır altına değnek koyardık. Değneğide ipe bağlardık.Soğukta gidecek yeri olmayan ve aç kalan serçeler eleğin altına girince bizde keyifle ipi çeker ve serçecikleri bir süreliğine rehin alırdık.

Rehin aldığımız serçelere zarar vermemek çocukluğun raconuydu.

Kardan adamlar yapardık, gözleri ve paltosunun düğmeleri kömürden olurdu. Burnuda küçük bir odun parçasından. Kardan adamla uğraşırken ellerimiz üşür biz onu ısıtmak için ellerimizin içine sıcak hava üflerdik.

Kızağı olan arkadaşlar şanslıydı .kayak pistine dönen caddelerde Naylon muşamba veya leğende kaymak çok tehlikeli olmasına rağmen son derece keyifliydi.

Sevgili dostlar sobalar eskisi gibi yansa da içimiz ısınmıyor….

Bu makale 578 kez okundu
Yükleniyor...

ilkler iletişim